Kayıt Ol

Giriş


Şifremi Kaybettim

Şifreni mi unuttun? Lütfen e-mail adresinizi giriniz. Bir bağlantı alacaksınız ve e-posta yoluyla yeni bir şifre oluşturacaksınız.

D vitamini

D vitamini

D vitamini, yağda eriyen dört vitaminden biridir(A,D,E ve K). Kalsiyum ve fosfor emiliminde önemli bir vitamindir. Eskiden vitamin olarak tanımlandı ancak günümüzde vücutta sentezi olan önemli bir steroid hormonu olduğu biliniyor. D vitamini, bağışıklık sistemini ve inflamosyonu düzenler. Renin-Anjiotensin sistemi ile ilişkilidir. Vitamin D reseptörleri (VDR) ile neredeyse tüm hücrelere etki eder…

D vitamini vücudumuzda sentezlenebilir ya da dışarıdan alınabilir.

1. D vitamini nasıl sentezlenir?

Güneşten gelen ultraviyole B (UVB) ışınları ile ciltte sentezlenir. UVB daha yatay gelen ve cilt kanserine neden olmayan bir gün ışığı türüdür.

  1. Deride bulunan 7 dehidrokolesterol, 290-315nm ultraviyole B güneş ışınları ile provitamin D3‘e dönüşür
  2. Provitamin D3 ısı etkisiyle vitamin D3 öncülü olan previtamin D3‘e dönüşür.
  3. Ciltte sentezlenen vitamin D3, karaciğerde 25(OH)D vitamini olarak aktif hale dönüşür. Aktif hale gelen vitamin D, vücuda dağılır ve hücreler üzerinde bulunan vitamin D reseptörlerini (VDR) uyarır. 

Gün ışığından vitamin D sentezinin sağlanabilmesi için, çıplak cildinizin güneş ışınlarına doğrudan temas etmesini sağlayın. Cam arkasında güneşlenmeyin ve hatta güneş kremi dahi kullanmayın. 20 dk güneşe sabredin!

2. D vitamininden zengin besinler nelerdir?

  • Yağlı balıklar; somon, sardalya, balık yağı ve konserve ton balığı…
  • Yumurta sarısı
  • Karaciğer
  • Mantar
  • Süt, peynir ve yoğurt
  • Tahıl
  • Maydanoz
  • Portakal suyu

Vitamin D2 (ergocalciferol), bitkilerden ve mantarlardan elde edilir. Vitamin D3 (cholecalciferol), hayvansal gıdalardan ve balıklardan elde edilir. Kan değerlerinden ölçülen 25(OH) D vitamini, vitamin D2 ve vitamin D3’ün toplamıdır.

D vitamini vücutta sürekli kullanım ve tüketim halindedir. Yeterli D vitamini üretilemediği veya dışardan alınamadığı zaman eksikliği görülür. D vitamini eksikliği ülkemizde pandemi denecek kadar çok görülmektedir. Neredeyse her 10 kişiden 9’unda D vitamini eksikliği görülmektedir. 

3. D vitamini azaldığında neler olur? (1)

  • Enflamasyon artar. Enfeksiyonların süresi uzar.
  • Pankreas beta hücrelerinde fonksiyon bozuklukları görülür. Tip 2 şeker hastalığı gelişme riski artar.
  • İnsülin üreten genlerin aktivasyonu azalır yani insülin üretimi azalır.
  • Vitamin D azalması ile Renin-Anjiotensin-Aldosteron-Sistemi daha fazla çalışır. Anjiotensin 2 artar. İnsülin sekresyonu azalır.
  • Vitamin D azaldığında Paratiroid hormon (PTH) artar.
  •  İnsülin direnci gelişir: D vitamini PPAR-delta (peroksizom proliferatör aktive reseptör-delta) expresyonunu arttırarak iskelet kası ve yağ dokusunda insülin duyarlılığının arttırır.Vitamin D eksikliği ile PPAR-delta ekspresyonu azalır insülin direnci gelişir.

4. D vitamini eksikliğinin belirtileri:

Bu belirtilere sahipseniz veya D vitamini eksikliğiniz olduğunu düşünüyorsanız doktorunuza müracaat ediniz.

5. D vitamini ne işe yarar?

5.1. D vitamini eksikliği şeker hastalığı görülme riskini arttırır.

 İnsülin duyarlılığı ile D vitamini ilişkilidir. D vitamini insülin reseptörlerinin ekspresyonunu uyararak insülin duyarlılığını düzenler. Vitamin D eksikliği, insülin direncini arttırır. Pankreasta insülin üreten beta hücrelerinde fonksiyon bozukluğuna neden olur. İnsülin hormonunun üretimi azalır. HbA1c  değerleri yüksek olan kişilerde mutlaka vitamin D düzeylerinin kontrol edilmesi gerekir. (1)

5.2. D vitamini eksikliği, otizm riskini arttırır.

Vitamin D’si düşük olan gebelerin çocuklarında otizm görülme oranı artmıştır.  Gebelikte (5000 IU / gün) ve bebeklik ve erken çocukluk döneminde (1000 IU / gün) D vitamini takviyesi otizmli bir annenin otistik çocuğa sahip olma oranını %20’den %5’e indirmiştir. (2)

Vitamin D bebeklerin sağlıklı doğmaları ve sağlıklı büyümeleri için gereklidir. D vitamini düzeyi düşük olan annelerin bebeklerinde Tip1 diyabet ve Otizm hastalığı görülme sıklığı artmıştır. D vitamini bebeklerde; solunum sisteminin, beyin ve sinir sisteminin, kemik ve kas sisteminin gelişmesi için gereklidir.

5.3. D vitamini kanser ilerlemesini sınırlayabilir veya önleyebilir.

Vitamin D metaboliti olan kalsitriol hücre döngüsünü düzenler, apoptosisi indükler, hücre farklılaşmasını teşvik eder ve tümör mikroçevresinde anti-enflamatuar faktör olarak hareket eder. İn vitro ve in vivo hayvan modellerinde, kalsitriolün kanser hücrelerinde anti-proliferatif, pro-diferansiatif ve pro-apoptotik etkiye sahip olduğu gösterilmiştir. (3)

5.4. D vitamini eksikliğinde osteoporoz riski artar.

D vitamini eksikliği durumlarında, bağırsaklardan kalsiyum emiliminde azalma meydana gelir. D vitamini azaldığında, 1,25 (OH) 2D, osteoblastlardaki reseptörlerle etkileşime girerek osteoklastların oluşumuna neden olur. Osteoklast kemik dokusunu parçalayacak enzimler üretir, sonuçta kemiklerdeki kalsiyum ve diğer mineraller serbest kalarak kana geçer. Kemiklerdeki kalsiyum oranının azalmasına neden olan Vitamin D eksikliği, kemiklerin güçsüzleşmesine ve kırılmaların daha kolay hale gelmesine neden olur. (4)

5.5. D vitamini eksikliğinde otoiümün hastalık görülme riski artar.

Multipl skleroz (MS), romatoid artrit (RA), diabetes mellitus (DM), inflamatuar barsak hastalığı ve sistemik lupus eritematozus (SLE) de dahil olmak üzere birçok otoimmün hastalıkları ile D vitamini eksikliği ilişkili epidemiyolojik kanıtlar artmaktadır. (5)

5.6. D vitamini enfeksiyonlardan korunmanıza yardımcı olur.

Kış mevsiminde vitamin D desteği, özellikle okul çağı çocuklarında influenza A görülme ihtimalini ciddi oranda azaltabilir. D vitamininin düşük olduğu kişilerin D vitamini yüksek olan kişilere göre gribal hastalığı geçirdiği gün sayısı daha fazladır. (6)

Gebelikte vitamin D eksikliği, gebeliğin ilk 3 ayında bakteriyel vajinozis görülmesi riskini arttırır. (8)

5.7. D vitamini bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur.

D vitamini düşük olması, kişilerin enfeksiyonlara yakalanma riskini ve hasta kaldıkları gün sayısını arttırır. (7)

5.8. D vitamini eksikliği şizofreni hastalarının atak geçirme riskini arttırır.

Şizofreni hastalarında total D vitamini düzeyleri ile psikotik psikopatoloji arasında korelasyon vardır. Şizofreni atağı esnasında ölçülen vitamin D düzeyleri, remisyondaki şizofreni hastalarına nazaran oldukça düşük çıktığı bulunmuştur. (9)

5.9. D vitamini iskelet sisteminin gelişmesini sağlar.

Sporcuları kemik kırıklarından ve sakatlıklardan korur. D vitamini kemik büyümesi, yoğunluğu ve yeniden yapılanması için gereklidir ve vitamin D yetersizliğinde kemik kaybı veya yaralanma meydana gelecektir. Düşük D vitamini kemik kırılmasını arttırır, bu da stres kırığı gibi kemik yaralanması riskini artırır. (10)1

5.10. D vitamini kasların daha güçlü olmasını sağlar.

Sporcuların daha başarılı olmasında yardımcıdır. D vitamini düzeyi düşük olan bireylerde, vitamin D takviyesinin kas gücünü arttırabileceği öne sürülmüştür. D vitamini takviyesiyle, tip II (hızlı seğirme) kas liflerinin boyut ve miktarında artış olur. Tip II lifleri güç ve anaerobik aktivitelerde gereklidir. Yaşlanan popülasyonda kas güçsüzlüğü nedeniyle yaşanabilecek düşmeleri önlemek için vitamin D takviyesi önerilir. (10)1

5.11. D vitamini eksikliğinde saç dökülmeleri artar.

D vitamini saç dökülmelerini azaltabilir. D vitamini, etkisini D vitamini reseptörü (VDR) ile uygular. VDR, saç folikülü bütünlüğü için çok önemlidir. Normal kıl folikülü döngüsü için D vitamini gereklidir ancak morfojenez için gerekli değildir. D vitamini eksikliği keratinositlerin farklılaşmasını engelleyebilir ve normal postnatal kıl folikülü döngüsünü bozabilir. (11)1

5.12. D vitamini eksikliğinde kalp hastalıklarına yakalanma riski artar.

D vitamini eksikliği (25(OH)D <20 ng/mL) ile, kendiliğinden bildirilen koroner kalp hastalığı, kalp yetmezliği ve periferik vasküler hastalık prevalansının artması ilişkili bulunmuştur. Hem koroner kalp hastalığı hem de kalp yetmezliği olanlarda, D vitamini düzeylerinin düşük olduğu tespit edilmiştir. (12)

5.13. D vitamini eksikliğinde hipertansiyon riski artar.1

D vitamini kan basıncının düzenlenmesinde etkilidir. Artan 25(OH)D vitamini konsantrasyonunun hipertansiyon riskini azaltır. Vimaleswaran, ve arkadaşları, D vitaminindeki %10’luk artışın; sistolik kan basıncında (-0.37 mmHg, P = 0.052) azalma ve diyastolik kan basıncında (-0.29 mmHg, P = 0.01) azalma ile ilişkili olduğunu ve hipertansiyon oranında %8.1 azalmayı tespit ettiler. Daha sonra yapılan bir araştırmanın bulguları, artan 25(OH)D konsantrasyonunun hipertansiyon riskini azaltabileceğini doğruladı. (13)

6. D vitamini takviyesi ne kadar olmalı?

Sindirim sisteminden D vitamini takviyesinin yaklaşık yarısı emileceğinden oral alımlarda alt sınır olarak günlük 1200IU D vitamini almaya gayret edin. D vitaminini doğal yollardan alamayanlar için genel olarak günlük 1000IU ile 4000IU arası D vitamini takviyesi önerilmektedir. 

2010 yılının Kasım ayında, Tıp Enstitüsü (IOM) D vitamini takviyesi önerisi,
– çocuk ve yetişkinler için 400-600 IU / gün (0-70 yıl),
– yaşlı yetişkinler için 800 IU / gün (> 70 yıl)  

Hipertansiyon, diyabet veya depresyon gibi rahatsızlığı olanlarda D vitamini takviyesinin daha önemli olduğunu hatırlatmış olalım.

7. Hipervitaminozis D nedir?

Her şeyde olduğu gibi D vitamini takviyesinin de aşırı yapılması yan etki ve zararlara neden olur. Uzun süreli ve aşırı D vitamini takviyesi yapılması sonrası D vitaminin çok yükselmesine hipervitaminozis D denir.

Hipervitaminozis D vakaları genellikle aşırı takviyede ortaya çıkar. Hipervitaminoz D nadiren bildirilen bir durumdur. Toksisiteye neden olan günlük D vitamini alımının üst sınırı bilinmemektedir; Ancak, sağlıklı bir popülasyonda günde 10.000IU’ya kadar güvenli kabul edildi. (14) D vitamininin tahmini toksik dozu, en az bir ay boyunca günde 100,000IU’den daha büyük olmalıdır. (15)

8. D vitamini hakkında önerilerimiz:

  1. Güneş ışığından saklanmayın! Vitamin D, güneş ışınları sayesinde sentezlenebilmektedir. Güneş kremi ya da nemlendiriciler kullanmadan, cildiniz güneş ışınlarına doğrudan temas edecek şekilde güneşlenmelisiniz. Cam arkasından, havuz veya deniz içerisinden güneşlenmek vitamin D üretimi için anlamsızdır. Eğer güneşe karşı allerjiniz veya güneşlenmenize engel başka bir durumunuz var ise düzenli olarak vitamin D takviyesi alın.
  2. Vitamin D içeriğinden zengin besinleri bolca tüketin.
  3. D vitamini takviyelerini eczacınıza danışarak, reçetesiz alabilirsiniz. D vitamini alımı sonrası kusma, sık idrara çıkma ve aşırı susama gibi şikayetleriniz başlarsa doktorunuza danışınız.
  4. Gribal enfeksiyonlardan koruyuculuğu olduğundan, Ekim-Kasım aylarında yeteri kadar D vitamininiz olduğundan emin olmak için kan tahlili ile vitamin D değerinizi ölçtürün.
  5. Havanın daha kirli olduğu ve güneşli günlerin daha az olduğu bölgelerde vitamin D takviyenizi arttırın.
  6. Kış mevsiminde vitamin D takviyenizi arttırın.
  7. Okul, kreş, yatılı yurtlar gibi kalabalık ortamlarda yaşayanların gribal enfeksiyonlarla mücadele için daha fazla D vitamini almaları önerilir. Ayrıca bakınız: Kış öncesi, Soğuk algınlığından korunma önerileri
  8. Çocuk sahibi olmak isteyen anne adayları gebe kalmadan önce D vitamini, B12 vitamini, ferritin, folik asit ve hemoglobin düzeyini ölçtürmelidir. Ayrıca bakınız: Gebe Kalmak İsteyen Kadın: Nelere Dikkat Edilmeli

Kaynak:
1-https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4781904/
2-https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/28217829
3-https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4488829/
4-https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2621390/
5-https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15936743
6-https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/20219962
7-https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3166406/
8-https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2682987/
9-https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4257987/
10-https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3725481/
11-https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5751255/
12-https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19026311
13-https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5356990/
14
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4891171/
15-https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21917864


Hakkında: Dr.Abdulkadir PolatVerifiedSeviye 7

Merhabalar, ben Abdulkadir Polat. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunuyum ve İstanbul'da Aile Hekimliği yapıyorum. İnternet hayatımızın vazgeçilmez bir parçası, tıpkı sağlığımız gibi. Güvenilir sağlık bilgilerine en hızlı şekilde ulaşmanız için çalışıyorum. Sağlıklı bilgi, sağlıklı Sen!

Beni Takip Et

Yorum Yap