Kayıt Ol

Giriş


Şifremi Kaybettim

Şifreni mi unuttun? Lütfen e-mail adresinizi giriniz. Bir bağlantı alacaksınız ve e-posta yoluyla yeni bir şifre oluşturacaksınız.

Hipertansiyon

Hipertansiyon

Tansiyon; kanımızın damarlarımızda dolaşması için gerekli olan kan basıncıdır. Bu basınç kalbin pompalama gücüyle verilir ve normalden yüksek olmasına hiper(yüksek)tansiyon denir.

1. Hipertansiyon nedir?

Arteriyel Sistolik (büyük tansiyon değeri); kalp kasıldığında kalbten damarlara doğru atılan kanın damar duvarında yaptığı basınçtır
Diastolik değer ise (küçük tansiyon değeri); kalp gevşediğinde hala damar duvarında mevcut olan basınçtır.

Normal tansiyon değerleri büyük tansiyon için 120 mmHg ve küçük tansiyon için 80 mmHg civarındadır. Tansiyonunuz, 180/110 mmHg gibi çok yüksek düzeye ulaşmadıkça kolay kolay belirti vermez.

Hipertansiyon ilaç, egzersiz ve doğru beslenme ile kolayca kontrol altına alınabilir. 

Ancak tedavi edilmediğinde;

  • kalp yetmezliği,
  • kalp büyümesi,
  • damarlarda daralma,
  • felç,
  • böbrek yetmezliği
  • körlük … gibi ciddi sorunlara neden olabilir. 

Tansiyonunuzun bir kez yüksek çıkması sizde hipertansiyon hastalığı olduğu anlamına gelmez. Kan basıncı değerleriniz gün içinde ruhsal ve fiziksel egzersiz durumunuza göre inip çıkar. Kan basıncı ölçümü sırasında endişeli veya gergin hissediyorsanız kan basıncı değerleriniz yüksek çıkabilir. Fiziksel egzersizlerde kalbin pompalama hızı ve gücü artar, fiziksel egzersizin hemen sonrasında yapılan kan basıncı ölçümleri tansiyonunuz yüksek çıkabilir.

Normal kan basıncı değerleri kişiye göre farklılıklar gösterir. 18 yaşını geçmiş istirahat halindeki bir erişkinde;

  • Normal Sistolik (Büyük tansiyon) en çok 120 mm Hg
  • Normal Diastolik (Küçük tansiyon) en çok 80 mm Hg olmalıdır.
  • Sınırda Sistolik kan basıncı için 130-139 mm Hg,
  • Sınırda Diastolik kan basıncı içi ise 85-89 mm Hg dır.
  • Sistolik yüksek kan basıncı için 140 mm Hg
  • Diastolik yüksek kan basıncı için ise 90 mm Hg dır

2. Hipertansiyon belirtileri nelerdir?

Kan basıncı, 180/110 mmHg gibi çok yüksek düzeye çıkmadığı sürece belirti vermeyebilir.

Yüksek tansiyonun en sık rastlanan belirtileri arasında şunlar bulunur;

  • baş dönmesi ve baş ağrısı
  • kalp ağrısı ve düzensiz kalp atışları
  • burun kanamaları
  • kulak çınlaması,
  • halsizlik, yorgunluk,
  • nefes darlığı,
  • bacaklarda şişlik
  • çift veya bulanık görme,
  • sık idrara çıkma, gece uyanıp idrar yapma

Yüksek tansiyon belirti vermeyebilir. Bu nedenle düzenli olarak kontrol ettirmelisiniz. 

3. Hipertansiyonun zararları nelerdir?

Yüksek tansiyondan en çok etkilenen organlar; kalp, beyin, böbrekler, büyük atardamarlardır. Hipertansiyon bu organları etkileyerek uzun süre içerisinde kalıcı sakatlıklara ve ölümlere yol açabilir. Tansiyon yüksekliği kalbi yorar ve atardamarlarda geri dönüşü mümkün olmayan zararlara yol açabilir. Zaman içerisinde özellikle atar damarlarda harabiyet oluşur.

Hipertansiyonun vücuda verdiği başlıca zararlar şunlardır:

  • Kalp yetmezliği, kalp büyümesi, kalbi besleyen damarlarda daralma (koroner arter darlığı), kalbi besleyen damarlarda tıkanma (kalp krizi)
  • Beyin kanaması, felç, beyin damarlarında daralma ve tıkanma
  • Böbrek yetmezliği, böbrek fonksiyonlarında bozulma
  • Görme azalması ve körlük
  • Büyük atardamarlarda genişleme, bu genişlemelerin yırtılması, bu damarlarda tıkanma. Bunların sonucu, kangren veya ani kanamalara bağlı ölüm
  • Felç yani inme
  • Boyun ve bacak damarlarında tıkanma,

4. Hipertansiyonun nedenleri nelerdir?

4.1. Primer Hipertansiyon

Hipertansiyon %95 primer hipertansiyondur. Primer hipertansiyonda iki önemli etkenden bir tanesi, “genetik faktörler” diğeri ise “çevresel” faktörlerdir.

4.1.1. Genetik faktörler: Eğer birinci derece akrabalarınızda hipertansiyon varsa, sizde de olma ihtimali yüksektir.

4.1.2. Çevresel faktörler: Stresli hayat, sigara, beslenme tarzımız, kilolarımız, hareketsiz ve kötü yaşam alışkanlıkları hipertansiyona neden olabilir. 

4.2. Sekonder Hipertansiyon

%5 hastada ise hipertansiyona neden olan ikincil(sekonder) bir hastalık vardır. Sekonder olarak hipertansiyona neden olabilecek bazı durumlar:

4.2.1- Renal
A- Renal parankimal: Akut parankimal, Kronik glomerulonefrit, Polikistik böbrek, Bağdokusu hastalıkları, Diyabetik böbrek hastalığı
B- Renovasküler
C- Renin yapıcı tömürler
4.2.2- Endokrin

a- Akromegali
b- Hipotiroidi
c- Hipertiroidi
d- Hiperkalsemi
e- Adrenal (kortex) kaynaklı: “Cushing” sendromu, Primer aldosteronizm, Konjental adrenal hiperplazisi
f- Ekstra adrenal kromafin tümorleri
g- Karsinoid
h- Diğer hormonlar: Östrojen, Glukokortikoitler, Mineralokortikoitler, Simpatomimetikler
4.2.3- Aort koarktasyonu
4.2.4- Gebelik hipertansiyonu
4.2.5- Nörolojik: 
Kafaiçi basınç artmasına bağlı; 1- Beyin tümörleri, 2- Ensefalit
4.2.6- Akut stres: Hiperventilasyon, Hipoglisemi, Yanık, Pankreatit, Postoperatif
4.2.7- İntravasküler rolümün artması 
4.2.8- Alkol

Ayrıca şu rahatsızlıklar sistolik hipertansiyona neden olabilirler:

A- Kalp debisinin artması
  1- Aort yetersizliği
  2- A-V fistül, duktus arteryosus açıklığı
  3- Tirotoksikoz
  4- Paget hastalığı
  5- Beriberi
  6- Hiperkinetik dolaşım
B- Aortanın esnekliğinin bozulması

Sekonder olarak hipertansiyona neden olan birçok hastalık cerrahi girişimler ile ya da ilaçlarla tedavi edilebilirler. Böylece sekonder olarak hipertansiyon da tedavi edilmiş olur. Doktorunuz hipertansiyonunuzun var ise sekonder nedenini bulmak için birtakım testler isteyebilir.

Başka hastalıklar için kullanılan birtakım ilaçlar da sekonder olarak hipertansiyona neden olabilir.

Östrojen bulunduran gebeliği önleyici ilaçlar kadınlarda sekonder hipertansiyonunen sık nedenidir.

5. Hipertansiyona eşlik eden hastalıklar nelerdir?

Başlıcaları şeker hastalığı, dislipidemi, kolesterol ve trigliserid düzeylerinden bir ya da bir kaçının artması ve şişmanlıktır.

Bu hastalıkların bir ya da birkaçı hipertansiyonla bir araya geldiğinde kan damarlarında ateroskleroz (sertleşme) ve kalp hastalıkları oluşumu kolaylaşır. Buna bir de sigara ve alkol kullanımı, sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam tarzı eklenirse kalp hastalığı gelişme riski oldukça artmaktadır.

6. Hipertansiyon tedavisinde uygulanabilen ilaç dışı yöntemler nelerdir?

İlaç tedavisi görsün görmesin tüm hastalar yaşam tarzıyla ilgili önlemler almalıdır. Bunun amacı; kan basıncını düşürmek, diğer risk faktörlerini ve klinik durumları kontrol altına alarak kullanılması gereken ilaç sayısını ve dozunu azaltmaktır.

  • Düzenli fiziksel aktivite ve egzersiz yapılmalıdır.
  • Fazla kilolardan kurtulun. Vücut kitle indeksiniz 25 kg/m2’nin üzerinde ise fazla kilolarınızı vermeniz gerekir.
  • Tuz tüketimi kısıtlanmalıdır
  • Alkol tüketiminden kaçınılmalıdır
  • Meyve ve sebze tüketimi artırılmalı, doymuş ve total yağ tüketimi azaltılmalıdır
  • D vitamini düzeyi takip edilmeli
  • Tansiyon ilaçları düzenli alınmalıdır
  • Kesinlikle sigara içilmemelidir

Sadece yaşam tarzı önlemleriyle takip edilen hipertansif hastalarda uzun dönemde uyum düşük olduğundan, bu hastalar da zamanla ilaç tedavisine başlamak gerekebilir.

7. Hipertansiyon tedavisinde hangi ilaçlar kullanılır?

Sistolik kan basıncı 140 mm Hg’nın ve/veya diyastolik kan basıncı 90 mm Hg’nın üzerinde ise tedavi önerilmektedir. Antihipertansif ilaç tedavisinin faydası kullanılan ilacın cinsinden bağımsızdır. Tansiyon değerlerinin düşmesi temel hedeftir. Bu nedenle tekli veya kombinasyon tedavisi olarak:

  1. Tiyazid tipi diüretikler,
  2. Kalsiyum kanal blokerleri,
  3. Anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri,
  4. Anjiyotensin reseptör blokerleri (ARB)
  5. Beta-blokerler … gibi ilaçlar kullanılabilirler.

Bu ilaçların hepsi farklı mekanizmalarla tansiyonu düşürürler. Bunlardan en uygun olan bir ya da birkaç tanesi hekim tarafından hastanın yaşı, cinsiyeti, yüksek tansiyonunun nedeni, tansiyon değerleri ve diğer hastalıkları göz önüne alınarak hastaya reçete edilir.

8. Hipertansiyonda beslenme

Şişman kişilerde zamanla hipertansiyon ortaya çıkma olasılığı normal kilolu insanlara göre 2 kat daha fazladır. Beslenme tarzı hipertansiyon oluşumuna ve tedavisine etkilidir. Özellikle besinlerle alınan sodyum, kalsiyum, potasyum, magnezyum, yağ ve alkol kan basıncının artmasına neden olabilir. Bu besinlerin tüketimine dikkat etmek yüksek tansiyon hastaları için çok önemlidir. İşte bazı öneriler:

  • Günlük tuz tüketimi azaltılmalıdır. Ekmeklerin tuzsuz olanlardan seçilmesi de tuz tüketimini büyük ölçüde azaltacaktır. Sakatatlar, kuru meyveler, bezelye, enginar gibi sebzeler, konserve besinler, turşu, zeytin gibi yiyeceklerin tuz oranı yüksek olduğundan az tüketmek gerekir.
  • Aşırı kalsiyum tüketilmemelidir. Başlıca kaynak olan süt ve süt ürünleri tüketilirken yarım yağlı veya light olanları tercih ediniz.
  • Doymuş yağların fazla tüketilmesi hipertansiyon riskini arttırır. Doymamış yağdan (zeytinyağı) zengin beslenme tansiyonu düşürür.
  • Potasyum alımının artmasıyla hipertansiyon riski düşmektedir. Patates, enginar, havuç, ıspanak ve muz gibi besinlerde bolca potasyum vardır.
  • Kandaki magnezyum seviyesinin düşük olması hipertansiyon riskini arttırır. Badem, ceviz, fındık, nohut, fasulye, bezelye, mercimek, buğday ve yulaf gibi besinlerle magnezyum alabilirsiniz.
  • Balık yağı omega-3 içeriği ile kan basıncının düzenlenmesine yardım eder.

9. Hangi besinler tansiyonu yükseltir?

Tuz ve tuzlu besinler: Yapılan çalışmalar gösteriyor ki ihtiyacımızın en az 10 katı kadar fazla tuz kullanmaktayız. Hipertansiyonlu kişilerin yemeklerine tuz ilave etmemeleri ve tuzlu yiyeceklerden kaçınmaları gerekir. Yemekleri tatlandırmak için baharatlar en uygun seçim olacaktır.

Şeker ve şekerli besinler: Tüketim miktarına bağlı olarak tansiyonu yükseltip kalp hastalıklarını da tetikleyebilir.

Çay ve kahve: Çay ve kahvede bulunan kafeinin tansiyonu yükselttiği artık bilinen bir gerçek ama burada tüketim miktarınız önemli, eğer 3 fincan koyu kahve veya 6-7 bardak koyu çay içmişseniz tansiyon da yükselecektir.

Kolalı içecekler: İçeriğinde bulunan hem yüksek oranda şeker hem de meyankökünden dolayı vücutta sodyumun tutulmasına neden olabilmekte ve bu nedenle tansiyonu yükseltmektedir.

Margarin ve tereyağı: Margarin ve tereyağının direk tansiyonu yükseltici bir etkisi yoktur ama araştırmalar doymuş yağ oranı yüksek olan bu yağlar yerine zeytin yağı tüketenlerde hipertansiyonun daha düşük seviyede olduğu gözlenmiştir.

Alkol ve Sigara: Hipertansiyonunuz var ve düzenli alkol veya sigara tüketiyorsanız bu alışkanlığınızdan da yavaş yavaş uzaklaşmanızda fayda var.

10. Gebelerde hipertansiyon

Kronik hipertansiyon: Bazı kadınlar zaten gebelikten önce yüksek tansiyona sahiptirler. Gebelik başlangıcından önce veya gebeliğin 20.haftasından önceki tansiyon değerlerinin 140/90 mmHg’ın üzerinde olmasıdır. Gebelerin yaklaşık %3’ünde görülür. İleri yaşta anne olan kadınlarda ve şişman anne adaylarında daha sık görülür.

Kronik hipertansif hastaların yaklaşık %25’inde preeklampsi gelişmektedir. Kronik hipertansiyon hastalığı bulunan, tansiyon değerleri gebelik öncesinde de yüksek olan anne adaylarının antihipertansif tedavi ile kan basınçlarının düşürülmüş olması preeklampsi gelişme riskini azaltmamaktadır. (Kaynak: turkhipertansiyon.org)

Gestasyonel hipertansiyon: gebeliğin ikinci yarısından sonra ortaya çıkan, preeklampsinin proteinüri(idrarda fazlaca protein atılması) benzeri sistemik bulgularının olmadığı hipertansiyon gelişimidir. Preeklampsi riski %15-45’tir. Kan basıncının tedavi ile normale çekilmesi preeklampsi riskini değiştirmez.

Pre-eklampsi: Gebeliğin 20. haftasından sonra ortaya çıkan, 300mg/gün’den fazla proteinürinin olduğu hipertansiyon ile karakterize bir sendromdur.

10.1. Hipertansiyonlu gebelerde oluşabilecek riskler:

  • Plasental ablasyon
  • Akselere hipertansiyon
  • Hedef organ hasarı (Örn; serebrovasküler katastrofi)
  • Fetal gelişme geriliği
  • Prematürite
  • Erken doğum

Hipertansiyonlu gebelerin tedavisinde ilk hedef gebede oluşabilecek intraserebral kanamalardan korumak anne ölümlerini azaltmaktır. Hafif hipertansiyonu olan gebede öncelikle tansiyon değerlerini düşürecek beslenme alışkanlıkları düzenlenir ve yaşam değişiklikleri yapılır. Kan basıncı değerleri 160/110 mmHg’dan büyük hastalarda tedaviye başlanması için görüş birliği vardır. Metil-dopa, klonidin, beta-blokörler veya diüretikler gibi ilaçlar kullanılabilir.

11. Hipertansiyon ve egzersiz

11.1. Düzenli egzersiz ve spor yapmanın faydaları nelerdir?

  • Kalp hastalığı ve diğer kronik hastalıklara yakalanma riskini azaltır.
  • Kişiyi enerjik ve güçlü kılar; stresi azaltır.
  • Kilo vermeye yardımcı olur. Fazla kilo alımını önler.
  • Kalp kası dahil kasları, kemikleri ve tendonları güçlendirir.
  • Düzenli egzersiz kan basıncını azaltır. Kullanılan ilacın dozunun azaltımasına yardımcı olur veya ilaç kullanımına olan ihtiyacı ortadan kaldırır. 

Araştırmalar düzenli egzersizin hafif ve orta derecede hipertansiyonda kan basıncını ortalama 10 mmHg düşürdüğünü göstermektedir. Bu miktar kan basıncı ilaçları ile elde edilen etki ile aynıdır. 

Düzenli egzersiz yapan sporcu kişilerin istirahat halindeki kalp tepe atımı sayıları da düşüktür.

11.2. Hipertansiyonda nasıl bir egzersiz programı uygulanır?

Orta ve ağır derecede egzersiz programlarına başlamadan önce risk analizi yapılmalıdır. Aerobik aktiviteler, yüksek kan basıncınızı kontrol etmenizi sağlar. Esneklik (germe) ve kuvvetlendirme egzersizleri ise güçlenmenizi sağlar.

11.3. Egzersiz Yapılırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar:

  • 10-15 dk ısınma hareketleri ile başlanır.
  • Isınma ve soğuma sırasında esneklik egzersizleri yapılmalıdır.
  • Egzersiz yapılırken kalp atım hızı(nabız) takip edilmelidir.  (Spora verilen küçük aralarla elle kalp atım hızı sayılabilir veya kalp atım hızını gösteren bileklikler veya akıllı saatler kullanılarak nabız izlenebilir)
  • Egzersizlerin sonuna doğru aktivite düzeyi yavaş yavaş azaltılmalıdır (5-10 dakika soğuma).
  • Egzersiz sırasında nefes tutulmamalıdır. Egzersiz sırasında nefesi tutmak, kanın kalbe geri dönüşünü azaltır.

11.4. Hipertansiyonda aerobik egzersizler

Kalp ve nefes alış veriş hızını arttıran böylece oksijen tüketimini arttıran uzun süreli hareketler, aerobik (oksijen alarak yapılan) egzersizlerdir. Merdiven çıkma, yürüyüş, hafif koşu, bisiklete binme ve yüzme aerobik aktivitelere örnek olarak verilebilir.

Yürüyüş: Herkes tarafından, her zaman ve her yerde yapılabilen basit, ücretsiz ve bahane kabul etmeyen bir egzersizdir. Yürüyüş, bacaklarda kan dolaşımını hızlandırır, kalbin pompalaması gereken kan artar ve kalp kası kuvvetlenir.  Hızlı ve tempolu yürüyüş aerobik egzersizdir. Hızlı adımlarla yürüyüş, aynı mesafede, en az koşu kadar kalori yakar.

Koşu: Kasların ve dolaşım-solunum sisteminin kapasitesini güçlendiren aerobik egzersizdir. Koşu, bacaklarda kan dolaşımını hızlandırır, kalbin pompalaması gereken kan artar ve kalp kası kuvvetlenir. 

Yüzme: Neredeyse tüm önemli kasların çalışmasını sağlayan yüzme aerobik bir egzersizdir. Yüzme, tüm vücutta kan dolaşımını hızlandırır, kalbin pompalaması gereken kan artar ve kalp kası kuvvetlenir. 

Bisiklet: Bisiklet, bacak, uyluk ve kalça kaslarını çalıştıran aerobik bir egzersizdir. Kanın pompalaması gereken kan miktarı artar. Kalp kası güçlenir. 

Aerobik tipteki egzersizler, haftanın en az 2 gününde, her seferinde en az 30 dakika olarak uygulanmalıdır. 

Egzersiz temponuzu nabzınıza göre belirleyebilirsiniz. Maksimum enerji tüketimi için sağlık engeli bulunmayan yetişkinde tahmini en yüksek kalp hızında (“220-yaş” değerinin %60-80’i) egzersiz yapılmalıdır. Örneğin 40 yaşında biri için 220-40=180 nabız seviyesi geçilmemelidir. Bu seviyenin düzenlenmesinde fizyoterapistinizden yardım alabilirsiniz. 

11.5. Günlük Yaşamla İlgili İpuçları

  • Asansör kullanmak yerine merdivenlerden inip çıkınız.
  • İşyerinize giderken araba ile gitmek yerine yürüyünüz veya otobüsten bir veya iki durak önce ininiz. Bir ya da iki durak ileriye yürüyüp öyle otobüse bininiz.
  • İşyerine geldiğinizde arabanızı park yerinin en uzak bölgesine park ediniz.
  • Sizinle birlikte egzersiz yapacak partner bulunuz. Bu sayede daha istekli egzersiz yapabilirsiniz.

Egzersiz sırasında aşağıdaki uyarıcı belirtilerden birini hissettiğinizde, hemen egzersizi bırakınız ve doktorunuza başvurunuz:

  • Göğüs ağrısı veya nefes almakta güçlük çekmek,
  • Baş dönmesi, kulaklarda çınlama veya baygınlık hissi,
  • Düzensiz kalp atımı, nabız değerlerinizin düzensiz olması
  • Aşırı yorgunluk

12. Tansiyon değerlerim yüksek çıktı, hangi doktora gitmeliyim?

Tansiyonunuzu doğru ölçtüğünüzden emin olun!

  • Tansiyon değerleri stres ve egzersiz gibi birçok durumdan etkilenebilir ve yüksek çıkabilir. Bu nedenle tansiyonunuzu ölçmeden önce sakince 15 dk dik oturun, kolunuzu tamamen soyun ve kıyafetlerinizin kolunuzu sıkıştırmadığına emin olun. Ölçüm yapılacak kol, kalp seviyesine kadar kaldırılmalıdır. Ölçüm esnasında kolun kalp seviyesinin altında veya üstünde olması kan basıncının yanlış ölçülmesine neden olabilir. Bu nedenle ölçüm boyunca kol, kalp seviyesinde olmalıdır. 
  • Dönem dönem tansiyonumuz düşebilir veya yükselebilir. Bu nedenle tansiyon yüksekliğinde doktor müracaatı için birden fazla kere farklı zamanlarda tansiyon ölçümü yapılmalıdır.

Doğru ölçüldüğünde ve birkaç kere tekrarlandığında tansiyon değeriniz çoğunlukla 140/90 mmHg değerinin üzerinde ise aile hekiminize ya da kardiyoloji uzmanına randevu almalısınız.

Eğer gebeyseniz ve doğru ölçüldüğünde ve birkaç kere tekrarlandığında tansiyon değeriniz çoğunlukla 140/90 mmHg değerinin üzerinde ise Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı doktorunuza randevu alınız.

Hakkında: Dr.Abdulkadir PolatVerifiedSeviye 7

Merhabalar, ben Abdulkadir Polat. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunuyum ve İstanbul'da Aile Hekimliği yapıyorum. İnternet hayatımızın vazgeçilmez bir parçası, tıpkı sağlığımız gibi. Güvenilir sağlık bilgilerine en hızlı şekilde ulaşmanız için çalışıyorum. Sağlıklı bilgi, sağlıklı Sen!

Beni Takip Et

Yorum Yap