Anasayfa
Anasayfa
Asistan
Asistan
Keşfet
Ara
Ara
Menu
Menü
ÇocukÇocuk
ErkekErkek
GebelikGebelik
KadınKadın
Beslenme ve DiyetBeslenme
Spor ve EgzersizSpor
UykuUyku
Soğuk AlgınlığıSoğuk Algınlığı
Mental SağlıkMental Sağlık
Sağlıklı SaçlarSağlıklı Saçlar
Cinsel SağlıkCinsel Sağlık
Cilt ve GüzellikCilt ve Güzellik

Folik Asit ve Sağlık

Folat eksikliği, depresyon tedavisinde antidepresanlara verilen yanıtın zayıf olmasına neden olabilir. Folik asit desteği ortalama gebelik yaşını artırabilir ve preterm doğum riskini düşürebilir. Annelerin gebelik süresince folik asit kullanımı ile otizm ve NTD arasındaki ilişki nedir?

Folik Asit - HekimimYanimda

Folik asitin doğrudan ilgilendirdiği yedi hastalık ve bu hastalıkların folik asit ile ilişkileri konusunda bilgiler şöyledir:

1. Otizm spektrum bozukluğu

Otizm spektrum bozukluğu (ASD), diğer insanlarla iletişim kurma ve etkileşimde zorluk, sınırlı ilgi alanları ve tekrarlayan davranışlarla karakterize nöro-gelişimsel bir hastalıktır.

Ortaya çıkan kanıtlar, perikonsepsiyonel (gebelik başlamadan önceki üç ay ve gebeliğin ilk üç ayı) folik asit desteğinin, bebeğin otizm spektrum bozukluğuna yakalanma riskini azaltabileceğini göstermektedir. Mekanizması tam olarak bilinmemekle beraber folik asidin DNA metilasyonundaki rolü ile ilişkili olabilir, bu rol ile folik asit nörogelişmeyi etkileyebilir.

Bugüne kadarki kanıtlar, annelerin perikonsepsiyonel (gebelik başlamadan önceki üç ay ve gebeliğin ilk üç ayı) folik asit alımları ile bebeklerinde otizm spektrum bozukluğuna yakalanma riski arasında ters ilişki olduğunu göstermektedir.

2. Kanser

Bazı epidemiyolojik çalışmalar kolorektal, akciğer, pankreas, özofagus, mide, servikal, yumurtalık, meme, mesane ve diğer kanserlerin durumu ve gelişme riski ile folat alımlarının ters ilişki içinde olduğunu göstermiştir. (2)

Folik asitin karsinojenez üzerindeki kesin etkisi bilinmemektedir. Ancak folik asitin DNA replikasyonu üzerindeki etkileri ile hücre bölünmesini etkilediği biliniyor.

Diğer bir deyişle, folat gelişimin erken evrelerinde bazı kanser tiplerini baskılayabilirken, preneoplastik lezyonlar ortaya çıktıktan sonra alınan yüksek dozda folik asit kanser gelişimini ve ilerlemesini artırabilir.

Birçok epidemiyolojik çalışmada, yüksek diyet folat alımları ile kolorektal adenom ve kanser riski arasında ters ilişki bulundu. (3,4)

Bazı araştırmalar folik asit takviyesi ile artmış kanser riski arasında ilişki olduğunu buldu. 2018 prospektif bir çalışma, güçlendirilmiş gıdalardan ve takviyelerden folik asit alımının, kas-invaziv olmayan mesane kanseri olan 619 hasta arasında kanser nüks riski ile pozitif ilişkili olduğunu, oysa doğal folat alımlarında anlamlı bir ilişki olmadığını göstermiştir. (5)

Daha yüksek plazma folat konsantrasyonları, BRCA1 veya BRCA2 mutasyonu olan kadınlarda meme kanseri riskinin artmasıyla da ilişkilendirilmiştir. (6)

Folik asit desteğinin prostat kanseri riskini önemli ölçüde artırdığı bulundu. (7)

Daha sonraki araştırmalar, prostat kanserli erkeklerde artmış kanser hücresi proliferasyonu ile yüksek serum folat konsantrasyonları arasında bir ilişki olduğunu göstermiştir. (8)

Toplam 25.738 erkek içeren altı randomize kontrollü çalışmanın meta-analizi, folik asit takviyesi alan erkeklerde prostat kanseri riskinin plasebo alanlara göre% 24 daha yüksek olduğunu buldu. (9)

Preneoplastik lezyonlar kurulmadan önce alınan mütevazı folik asit dozları sağlıklı dokularda kanser gelişimini baskılayabilirken, preneoplastik lezyonların kurulmasından sonra alınan yüksek dozlar kanser gelişimine ve ilerlemesine neden olabilir.

Genel olarak, bugüne kadarki kanıtlar, yeterli diyet folat alımının bazı kanser türlerinin riskini azaltabileceğini göstermektedir. Diyet folatının ve tamamlayıcı folik asidin kanser riskini nasıl etkilediğini ve etkilerinin maruz kalma zamanlamasıyla nasıl farklılık gösterdiğini tamamen anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

3. Kardiyovasküler hastalıklar ve inme

Yüksek homosistein seviyesi artmış kardiyovasküler hastalık riski ile ilişkilendirilmiştir. Folat ve diğer B vitaminleri homosistein metabolizmasında rol oynarlar ve araştırmacılar bu mikro besinlerin homosistein seviyelerini düşürerek kardiyovasküler hastalık riskini azalttığını varsaydılar.

Folik asit (ve B12 vitamini), daha düşük homosistein seviyelerini destekler. Her ne kadar inmelere karşı korunma sağlıyorlarsa da, bu takviyeler aslında kardiyovasküler hastalık riskini azaltmaz.

4. Demans, Bilişsel işlev ve Alzheimer hastalığı

Bugüne kadar yapılan gözlemsel çalışmaların çoğu, yüksek homosistein düzeyleri ile hem Alzheimer hastalığı hem de demans insidansı arasında pozitif bir ilişki olduğunu göstermiştir.

Bilim adamları, yüksek homosistein seviyelerinin beyinde nöronal hücre ölümüne yol açan serebrovasküler iskemi ve metilasyon reaksiyonlarının inhibisyonu dahil çok sayıda mekanizma aracılığıyla olumsuz etki yapabileceğini varsayıyor. Folik asit desteğinin bilişsel işlev ve bilişsel gerileme üzerindeki etkilerini daha iyi anlamak için ek klinik deneylere ihtiyaç vardır.

5. Depresyon

Folat durumunun düşük olması, bazı çalışmalarda bazı depresyon ve antidepresanlara verilen yanıtın zayıf olmasına neden olmuştur. Buna neden olan mekanizmalar belirsizdir ancak folatın beyindeki metilasyon reaksiyonları, nörotransmiter sentezi ve homosistein metabolizmasındaki rolü ile ilgili olabilir.(10)

Ancak, sağlıksız beslenme düzenleri ve alkol kullanım bozukluğu gibi depresyonla bağlantılı ikincil faktörler, düşük folat durumu ile depresyon arasında gözlenen ilişkiye de katkıda bulunabilir.

Amerika Birleşik Devletleri’nde 15-39 yaşları arasındaki 2,948 kişiden oluşan bir popülasyon çalışmasında, majör depresyonu olanlarda hiç depresyona girmeyenlere göre serum ve eritrosit folat konsantrasyonları anlamlı derecede düşüktü. (11)

2005-2006 NHANES verilerinin analizi, daha yüksek serum folat konsantrasyonlarının, 20 yaş ve üstü yetişkinlerde daha düşük depresyon prevalansı ile ilişkili olduğunu buldu. (12) Ancak depresyon ilaçlarıyla beraber folik asit desteği almanın hastalara kanıtlanmış avantajı henüz yok. Folat durumu ile depresyon arasındaki ilişkiyi tam olarak anlamak için ek araştırmalara ihtiyaç vardır. Sınırlı kanıtlar, belirli folat formları ve dozlarıyla takviyenin, depresif bozukluklar için yardımcı bir adjuvan tedavi olabileceğini göstermesine rağmen, bu bulguları doğrulamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

6. Nöral Tüp Defektleri (NTD)

Nöral tüp defektleri, omurga (spina bifida), kafatası ve beynin (anensefali) malformasyonlarına yol açar. Bunlar merkezi sinir sisteminin en sık görülen doğuştan konjenital malformasyonlarıdır ve gebe kaldıktan sonra 21-28. günlerde nöral tüpün üst veya alt ucunda kapanamamasından kaynaklanır. Amerika Birleşik Devletleri’nde spina bifida ve anensefali (en sık görülen iki NTD tipi) prevalansı 10.000 doğumda 5.5 ila 6.5’tir

DNA ve diğer kritik hücre bileşenlerinin sentezindeki rolü nedeniyle, folik asit hızlı hücre büyümesi aşamalarında özellikle önemlidir. Mekanizma tam olarak anlaşılamamasına rağmen, klinik çalışma kanıtları, kadınlar tarafından yeterli perikonsepsiyonel (gebelik başlamadan önceki üç ay ve gebeliğin ilk üç ayı) folik asit tüketiminin nöral tüp defektlerinin önemli bir kısmını önlediğini göstermektedir

Hamile kalmayı planlayan tüm kadınlara, gebe kalmadan en az 1 ay önce başlayan ve hamileliğin ilk 3 ayı boyunca devam eden, 400 ila 800 mcg arasında folik asit içeren folik asit takviyesi almaları ve folik asit içeriği yüksek besinleri bol tüketmeleri önerilir.

Bakınız: Gebe Kalmak İsteyen Kadın: Nelere Dikkat Edilmeli?

7. Erken doğum, Doğumsal kalp defektleri ve diğer doğumsal anomalileri

Folik asit desteği ortalama gebelik yaşını artırabilir ve preterm doğum riskini düşürebilir. Ek olarak, multivitamin takviyesi ile birlikte folik asit konjenital kalp defekti riskini en aza indirmeye yardımcı olur, çünkü muhtemelen kalp dokusu gelişimi büyük miktarda folik asit gerektiren hücrelere bağlıdır. (13)

Annelik folik asit tüketiminin bu olumsuz doğum sonuçlarının riskini ne derece etkileyebileceğini tam olarak anlamak için ek araştırmalara ihtiyaç vardır. Bununla birlikte, folik asidin nöral tüp defektlerinin (ve diğer doğum kusurlarının) önlenmesinde oynadığı rol, perikonsepsiyoneldönemde kullanılmasına bağlıdır.

Kaynak:
1. https://ods.od.nih.gov/factsheets/Folate-HealthProfessional/
2. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24328495
3. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/8492316
4. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21177150
5. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/29529165
6. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/27465373
7. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19276452
8. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21308713
9. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/22240654
10. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/29890739
11. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/12601225
12. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/29890739
13. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18053387


  1. Folik Asit Nedir? Folik asit görevleri nelerdir? Folik asit normal değeri kaç olmalı?
  2. Folik Asit Eksikliği: Folik asit eksikliğinin belirtileri nelerdir?
  3. Folik Asit Kaynakları: Folik asit içeriği yüksek besinler
  4. Folik Asit Yetersizliği Riski Yüksek Olan Gruplar: Alkol kullanım bozukluğu, Gebe kalmak isteyen doğurganlık çağındaki kadın, Gebe kadın, Malabsorbsiyon (emilim) bozukluğu olan hastalar
  5. (burdasınız) Folik Asit ve Sağlık: Otizm spektrum bozukluğu, Kanser, Kardiyovasküler hastalıklar ve inme, Demans, Bilişsel işlev ve Alzheimer hastalığı, Depresyon, Nöral tüp defektleri, Erken doğum, doğumsal kalp defektleri ve diğer doğumsal anomalileri il folik asit ilişkisi
  6. (buradasınız) Aşırı Folik Asitinden Kaynaklanan Sağlık Riskleri
  7. Folik Asit ile ilaç etkileşimleri: Metotreksat, Antiepileptik ilaçlar, Sülfasalazin
hy

mobil uygulamayı indir

kapat
Kapat

YORUM YAP

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.