Anasayfa
Anasayfa
Asistan
Asistan
Keşfet
Ara
Ara
Menu
Menü
ÇocukÇocuk
ErkekErkek
GebelikGebelik
KadınKadın
Beslenme ve DiyetBeslenme
Spor ve EgzersizSpor
UykuUyku
Soğuk AlgınlığıSoğuk Algınlığı
Mental SağlıkMental Sağlık
Sağlıklı SaçlarSağlıklı Saçlar
Cinsel SağlıkCinsel Sağlık
Cilt ve GüzellikCilt ve Güzellik

Bebeklerde Soğuk Algınlığı

Bebeklerde soğuk algınlığını önlemenin, gribi erkenden fark etmenin ve doğal yollarla gribi hafifletmenin yollarını öğrenin. Kimyasal ilaçlar, bebekler için son derece tehlikeli olabilir. 6 aydan küçük bebeklerde anne sütü haricinde bir besin hatta gerekmedikçe su bile vermek istemeyiz.

Bebeklerde Soğuk Algınlığı

Bir bebeğiniz varsa ona grip bulaşmaması için öncelikle evinizde hiç kimseye grip bulaşmamasına dikkat etmelisiniz. Bebeklerde soğuk algınlığı için en büyük ilacınız anne sütüdür.

Ancak yaşları çok küçük olan ve fiziksel bedeni gelişmeye devam eden bebeklerde kimyasal ilaçlar tehlikeli olabileceğinden bebeklerde soğuk algınlığına karşı uyanık ve dikkatli olmalısınız.

Bebeklerde soğuk algınlığı belirtileri

Bebeklerde soğuk algınlığı belirtileri, daha büyük çocuklar veya yetişkinlerdeki soğuk algınlığı belirtileriyle aynıdır.

Ancak henüz konuşamayan ve neresinin ne kadar ağrıdığını ifade edemeyen minik yaşlardaki bebeklerde ebeveynlerin gözlem gücünün yüksek olması önemlidir. Dikkatli ve uyanık bir ebeveyn için bebeklerdeki önemli soğuk algınlığı belirtileri:

  • Yüksek ateş
  • Titreme
  • Öksürük
  • Balgam
  • Burun tıkanıklığı
  • Burun akıntısı
  • Emmeme veya iştahsızlık
  • Kusma
  • İshal
  • Kabızlık
  • Ağlama

Bu belirtilerin ne kadar çoğunu bebeğinizde görüyorsanız ve ne kadar uzun süre devam ediyorsa bebeğinizin soğuk algınlığına yakalanmış olma ihtimali o kadar yüksektir.

Bir ebeveynin dikkatli olması ve bebeğini iyi gözlemlemesi önemlidir. Birçok hastalık belirtisinin basit bir nedeni olabilir. Bu nedeni ortadan kaldırarak durum tamamen kontrol altına alınabilir. Örneğin bir bebek çok fazla inek sütü aldığı için kabız olabilir. Susuz kaldığı için ateşi kolayca yükselebilir.

Diğer taraftan kendini ifade edemeyen ve konuşamayan bir bebeğin hastalık belirtisi aslında ciddi bir sağlık sorununa işaret ediyor olabilir.

Örneğin kabızlık sorunu olan bir bebeğin bezi dikkatle kontrol edildiğinde kakasında siyaha yakın koyu renkli yapışkan kıvamda kan (melena) görülmesi sindirim sisteminde kanamaya neden olan ciddi bir hastalığın habercisi olabilir.

Soğuk algınlığı belirtilerine sıklıkla neden olabilecek basit problemleri öğrenin.

Basit sorunların ortadan kaldırılmasına rağmen devam eden hastalık belirtilerinde doktorunuza danışmaktan asla çekinmeyin!

Yüksek ateş

Bebeğinizin ateşini, alnından ve şakaklarından lazerli bir ateş ölçer ile ölçtüğünüzde ateşi eğer 38°C veya daha yüksek ise dikkatli olmalısınız.

Çocuklarda 38,5°C veya daha yüksek sıcaklıklarda ve üç aylıktan küçük bebeklerde ise 38,0°C veya daha yüksek sıcaklıklarda “yüksek ateş” olarak kabul edilir (1).

Bir bebek dünyaya geldiğinde çişini veya kakasını tutabilmeyi ve ayağa kalkıp yürüyebilmeyi zamanla öğrenir. Bebekler ateşlerini dengede tutmayı da zamanla öğrenirler. Bir bebeğin hiçbir hastalığı yokken dahi ateşi yükselebilir.

Ancak bazen soğuk algınlığı gibi tanıdık bir hastalık bazen de menenjit gibi hayati tehlike oluşturan bir hastalık bebeklerde ateşin yükselmesine neden olabilir.

Ateş Düşürücü Asistanı

Öksürük

Öksürme refleksi, akciğerlerdeki havayı sıkıştırarak ağızdan yüksek basınçla hava atma eylemidir. Minik bir insan öksürdüğünde muhtemelen bir nedenden ötürü akciğerlerindeki hava kanallarını ve nefes borusunu temizlemesi gerekiyordur.

Sigara dumanı gibi zararlı gazlar, bitki polenleri, evcil hayvan tüyleri veya mikroplar bebeğin nefes alması esnasında solunum yollarına girebilir ve öksürme refleksini başlatabilir.

Havadaki toz, sigara veya yanan bir odunun dumanı bebeğinizin öksürmesine neden olabilir. Aşırı kuru ve soğuk hava da bebeğinizin solunum yollarını tahriş ederek öksürüğe neden olabilir.

Bebeğiniz öksürüyorsa öncelikle bebeğinizin bulunduğu ortamın havasını temizlemeyi ve yeterli nemi sağlamayı düşünün.

Balgam

Solunum yolları nemli ve temiz kalmalıdır. Bu nedenle burundan akciğerlerdeki en küçük hava kanallarına kadar tüm solunum yolları mukusla kaplanmıştır. Bu mukus, solunum yollarını nemli tutar. Solunan havanın ısıtılmasını sağlar. Toz, duman, tüy, polen, virsüler veya bakteriler bu mukus tarafından tutulur.

Bu mukus arttığında balgam adını alır. Balgam, solunum yollarında birikerek hava kanallarını tıkayabilir veya hava geçişini güçleştirebilir.

Balgam arttığında bebeğiniz doğal olarak öksürmeye başlayacaktır. Öksürerek, yüksek hava basıncıyla balgamı itmeye ve solunum yollarını açmaya çalışacaktır.

Bebeğiniz balgamlı öksürüyorsa, bebeğinizin burun temizliğini yapmayı ve yeterli miktarda su içirmeyi düşünün.

Burun tıkanıklığı

Balgamın artmasına neden olan hemen her şey bebeğinizin burnundaki mukusun da artmasına neden olabilir.

Bebeklerde burun tıkanıklığı, özellikle anne sütü emerken veya beslenirken rahatça nefes almasına engel olabilir.

Eğer bir bebeğin burun tıkanıklığı temizlenmezse, iştah kaybı gelişebilir. Yeterli anne sütü veya besini alamayan bebek, hastalıklara karşı daha savunmasız hale gelebilir.

Burun akıntısı

Bebeklerde burun akıntısının nedenleri genel olarak burun tıkanıklığına neden olan sebeplerle aynıdır. Burun, kendini temizlemek için daha akışkan daha sulu mukusu bol miktarda üretir.

Burna girmiş polen, toz, virüsler, alerjenler veya bakteriler burun akıntısına neden olabilir.

Bebeğinizin ateşi yükselmemesine rağmen hapşırması, göz çevresinin kızarık olması veya burnunun akması grip gibi viral bir hastalık dışında alerji ile ilgili olabilir. Bu durumda bebeğin bulunduğu ortamın havasının temizlenmesi bebeğinizi rahatlatabilir.

Emmeme veya iştahsızlık

Minik bebeğinizin ne kadar çabuk acıktığını ve karnını ne kadar sık aralıklarla doyurmaya çalıştığınızı biliyorsunuz. Bebeğinizin beklenmedik şekilde beslenmeyi veya emmeyi reddetmesi normal değildir.

Bazen, sadece burnu tıkalı ve solunum yolları balgamla dolu olduğu için beslenirken nefes alamaması, bebeğin iştahsız olmasına neden olabilir.

Bazen de ciddi bir hastalık iştah kaybına neden olmuş olabilir. Burnu temizlenmiş ve rahat nefes alabilen bir bebeğin iştah kaybı olduğunu fark ederseniz onu bir doktora götürmenizde fayda vardır.

Kusma

Yenidoğan bir bebeğin midesi neredeyse bir kayısı büyüklüğündedir. Sadece midesinde tutabileceğinden daha fazla emmesi bile bebeğin kusmasına neden olabilir.

Midesi doluyken karnı üzerine yatması veya bebeğinize sarılmanız, midesine basınç oluşmasına, dolayısıyla kolayca kusmasına neden olabilir.

Eğer emdikten hemen sonra kusuyorsa ve hasta oluğuna işaret eden başka belirtiler de yoksa muhtemelen sadece çok emmiştir.

Diğer taraftan bir bebeğin kusması önemli bir hastalığa da işaret edebilir.

Kısa süre önce beslenmemiş ve midesi boş sayılabilecek olmasına rağmen kusan bir bebeğe karşı dikkatli olmak gerekir.

İshal ya da kabızlık

Sindirim midede başlar. Bağırsaklarda devam eder. Besinler bağırsaklarda ilerledikçe sindirim ve emilim işleri devam eder.

İnsan sindirim sistemi, ağızdan alınan besinleri makata kadar ileri doğru iter. Buna peristaltizm denir.

Bebeklerde sindirim sisteminin bu “besinleri ileri itici” çalışma disiplini henüz tam olarak gelişmemiştir. Bu nedenle bir bebek hiç bir neden yokken daha sık kaka yapabilir veya kabız olabilir.

İshal olan bir bebek kakasıyla su ve mineral kaybedeceği için sıvı ve mineral ihtiyacı artmıştır. Eğer bebeğiniz ishal ise ona daha fazla anne sütü, muz ve su vermeyi düşünün.

Bebeklere yeteri kadar su vermemek veya onları anne sütü yerine inek sütüyle beslemek kabız olmalarına neden olabilir.

Tedavi

Bebeklerde tedavinin en önemli parçası anne sütüdür.

Grip, virüslerin neden olduğu ve çoğunlukla grip belirtilerini gidermek üzere tedavi edilen bir üst solunum yolu hastalığıdır.

Örneğin susuzluk nedeniyle ateşi yükselen veya ishali olan bir bebeğin yeterli sıvıyı alması sağlanır. Ateşi yükselen bir bebeğe parasetamol içeren ateş düşürücü ilaç reçete edilebilir. Burnu tıkalı olan bir bebeğe burun temizliği önerilebilir.

Gerekli hallerde doktorunuz, parasetamol ve klorfeniramin meleat içeren Aferin Pediatrik şurup gibi bir ilaç reçete edebilir. Parasetamol ağrı kesici ve ateş düşürücü etki gösterir. Klorfeniramin meleat ise solunum yollarından daha rahat nefes almaya yardımcı olabilir.

Grip şiddetli olduğunda virüslere karşı antiviral tedavi başlanır.

Amerikan Pediatri Akademisi’ne göre, antiviral ilaçlar, grip belirtileri başladıktan sonraki ilk 1 ila 2 gün içinde başlanırsa en iyi faydayı sağlar. Bebeğiniz 6 aylıktan küçükse, soğuk algınlığı belirtilerin başlamasından sonraki 24 saat içinde doktorunuza danışın (2).

Çocuğunuzun ateşi düşmüyorsa, hastalık belirtileri giderek kötüleşiyorsa, bezini ıslatmıyorsa veya nefes almakta zorlanıyorsa hemen doktora başvurun. Hastalık belirtileri şiddetliyse acil servise gitmeniz gerekebilir.

5 yaşın altındaki tüm çocuklar grip hastalığına yakalanma açısından yüksek risk altındadır.

En ciddi grip komplikasyonları sıklıkla 2 yaşından küçük çocuklarda görülür. En yüksek hastaneye yatış ve ölüm riski ise 6 aylıktan küçük bebeklerde görülür.

Ne yazık ki, ölüm riski en yüksek olan 6 aydan küçük bebekler için grip aşısı önerilmiyor. Bu da özellikle küçük yaşarda bebeği olan ailelerin gribi tanımalarını ve bebeklerini gripten korumak için dikkatli olmalarını gerekli kılıyor.

Antibiyotikler bakteriyel enfeksiyonlarla savaşmak için kullanılabilir, ancak grip gibi virüslerin neden olduğu hastalıklar üzerinde hiçbir etkileri yoktur.

Nasıl önlenir?

Grip sezonu yıldan yıla değişebilir. Genellikle sonbahardan ilkbahara veya Ekim’den Nisan’a kadar sürer.

Küçük çocuklarda gribin önlenmesi önemlidir. Grip aşısı olamayan bebeklerde, soğuk algınlığının önlenmesi daha da önemlidir.

Bebekler için grip aşısı

Soğuk algınlığı 4 yaşından küçük çocukların çok şiddetli hasta olmalarına neden olabilir. 6 aydan daha büyük tüm bebeklerin her yıl grip aşısı olması önerilmektedir. Grip aşısı olmak için en iyi zaman Ekim ile Kasım aylarıdır. Ancak çocuklar grip mevsimi boyunca herhangi bir gün grip aşısı olabilirler (3).

Genel olarak, ilk doz grip aşısı olduktan sonra çocuğunuzun vücudunda antikorların oluşması ve aşının çocuğunuzu gribe karşı korumaya başlaması yaklaşık 2 hafta sürer.

Çocuğunuzun grip aşısını iki doz halinde yaptırması gerekebilir. Birinci doz grip aşısından sonra ikinci doz grip aşınızı yaptırmanız için 4 hafta (bir ay) beklemeniz gerekebilir.

Doktorunuz grip aşınızın dozu ve uygulanma şekli hakkında size daha fazla bilgi verecektir.

Grip aşısını, soğuk algınlığı salgını başlamadan önce yaptırmış olmak akıllıcadır.

Kalabalık toplu taşımalar, okullar ve iş yerleri soğuk algınlığı bulaşını arttırmaktadır. Okullar sonbaharda açıldıktan sonra kısa süre içinde soğuk algınlığı salgını gelişebilir.

Eğer okula gidecek yaşta çocuğunuz varsa grip aşısını okula başlamadan hemen önce yaptırmayı değerlendirin.

Diğer önlemler

Grip oldukça bulaşıcıdır ve tipik olarak grip olan kişilerin öksürmesi veya hapşırmasıyla oluşan damlacıklar ile yayılır.

Damlacıklar enfekte kişiler öksürdüğünde, hapşırdığında veya konuştuğunda yayılabilir. Siz nefes alırken bu damlacıkları ağız veya burnunuzla alabilirsiniz.

Gripten korunmanıza yardımcı olabilecek önlemler:

  • Kendinizi, bebeğinizi ve bakımınız altındaki tüm çocukları hasta insanlardan olabildiğince uzak tutun.
  • İster grip aşı yaptırmış olsun isterse aşısız olsun, çocuklarınızı grip kişilerden uzak tutun.
  • Kendinizde grip belirtileri fark ederseniz, çocuklara ve diğer insanlara yaklaşmamaya gayret edin. Mümkünse çocuğa bakması için bir yardımcı bulmayı düşünün, böylece onu hasta etmezsiniz.
  • Öksürürken veya hapşırırken burnunuzu ve ağzınızı bir mendille veya elinizle kapatın. Kullandıktan sonra mendili atın ve ellerinizi yıkayın.
  • Özellikle öksürdükten veya hapşırdıktan sonra ellerinizi sabun ve bol suyla iyice yıkayın. Suya yakın değilseniz, alkol bazlı bir el dezenfektanı veya kolonya kullanın.
  • Öksürdükten veya hapşırdıktan sonra gözlerinize, burnunuza veya ağzınıza dokunmamaya çalışın. Mikroplar genellikle bu şekilde yayılır.
  • Özellikle birisi hasta olduğunda, sık dokunulan yüzeyleri temizleyin ve dezenfekte edin.
  • Evinizi havalandırın.

Çok yaygın olmamakla birlikte, enfekte bir yüzeye veya nesneye dokunup ardından ağzınıza, burnunuza veya gözlerinize dokunursanız da grip olabilirsiniz.

Grip belirtileriniz ortaya çıkmadan bir gün önce ve grip başladıktan beş ila yedi gün sonrasına kadar başkalarına bulaştırabilirsiniz.

Grip annenin bebek emzirmesi

Grip olan bir anne, bebeğini emzirmeye devam edebilir mi?

Evet, anne sütü bebeğinizi gripten koruyabilecek antikorlar ve diğer immünolojik faktörler içerdiğinden anne grip olduğunda da bebeğini emzirebilir. Bebeğini emzirmeye devam etmesi önerilir (4).

Eğer anne emziremeyecek kadar şiddetli bir grip geçiriyorsa anne sütünü süt pompası ve biberon yardımıyla bebeğine vermeye devam edebilir.

Bir anne bebeğini emziremeyecek kadar hastaysa ve başka bir sağlıklı yardımcı bebeğe bakıyorsa, bebeğin anne sütünü almaya devam etmesi için emziren anne sütünü düzenli olarak sağması için teşvik edilmeli ve desteklenmelidir (4).

Anne sütü, anne hastayken bile bebek için önemli bir beslenme kaynağıdır.

hy

Hekimim Yanımda mobil uygulamasını indir!

kapat
Kapat

YORUM YAP

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir